["Dudak" ft. Nem için şarkı sözleri]
[Giriş: [?]]
So lonely and if you want it
Nothing holds me, nothing holds me
[Verse 1: Tush]
Kalbi ellerinde gömülü yetişen bin çocuk ve bir savaş
Nedense beklemek gerek ve bilmemek ayıp konuşmamak büyük kayıp
Saklı adamın öyküsü bir kitap, bitap bi' kalemi coşturur ve pusturur
Dudaklarından akan yalana akıcı şarkılar da yazdım
Çok sorum da var bi' çok sorunlarım kanar yaram
Akar gider zaman (Tik, tak) geride kaldı dramam hevesim olmaz her şeye
Kursak dolu yer bulamam ve önceliklerim de belli
Yapacak işlerim de çok karnım aç da dursa (Öhö, öhö)
Benim gönlüm tok sigaramın dumanı odamı sarsın ciğere saplansın
Dumandan ok sözümü söylerim ki özümü bilene giderim
Elimi tutanı bilerim arkamı kollar kalemim
Noktayı kulaktan kalbe geçiren her damarda mevcut sevgim
İlişkilerde ikilem saklı nefes ve nefsime hakimim
Kimliğim karakterimde, müzik benim sevgilim
[Verse 2: Nem]
18 yaşındayım (Yeah) yaşım bi' hayli genç
Aldığım öğütlerse hayatıma yön verenler
Beyaz bi' perde üstü ip koyup geçenler
Ve o ipin üstünde cambazlık denerler
Sınama yöntemiyle başlayan bu akıbetine dar giden
Bu çeşme çok yolun sonunda bok kokan bi' geleceğim
Bu ellerinde can verip de can pazarlarında canımı sattılar da
Gıkımı çıkarmadım, yani bi' derece biz yüksekteyiz her zaman (Yeah)
Caniler kıdemle yükselir mi? Bu gel zaman ve git zaman
Değişmeyen bi' unsur belki, kendi kişiliğimle yenebilirim onu ve mahvetti
Önceden de söylemiştim "Bu pas tutan veziri soytarı ile kestirin
Ve sonra karşılaştırın bu gerçeği, kaç mühürlük işler yaptınız da
Yeryüzünde bir çukur kadar bir derinlikte sesleniş
Biz bu kapağı açtık ve sahnelerde yer aldık, bu mikrofon değil ve aksine
Kızıldan kan yapan gerekli şerbetin bi' nimetiydi
Gökyüzünde kuş misali uçmak adına yapılmıştır her savaş
Bak çocuk, iki kişiyle harbe girdik savaşın ortasındayız
Ve sayıca az kişiydik (Biz), ordu 1500 kişiyle geldi
Yenilgi tatmayan azizler sonunda sancak kaptı bildi (Yo)
[Verse 3: Tush]
Flowa acıkan adamın adı bu Tush, bi' kuş gibi
Uçup giderken yıl boyu kanatlarım yorulmadı
Boyumca konuşurum ben dilimi tutamaz dahi annem
Amasın değeri varsa ben de alırım evime pis de olsa
Sana ne benim işim budur koçum böyle mutluyum
Gözümün içine dalabilen, balıklarımla yüzebilen
Avuçlarımda terleyen, yârin elleri hikâyelerde kalmış
Salak marka zannederken hastalığını kaçırmış
Beat'i verdi Savaş kelimeler yanaşsın bana
Her günümde farklı kaygılar ve cebime koyarım
Acıma basarım tanımam önüme çıkanı bırakın dostum satsın
Beni de bırakın dostum olsun zaman dursun bir süre
Etrafına iyice bak dolaştın aylak aylak "kaç" dedim
Bulaşdın adama hastalık gibi çatlamış beynin
Beyim benim elim senin değil belim fıtık
Narkotik de sıktı artık abi eminim, emin
Kaç yalanlı gün dolaştı? Kancık kaldırımlar azdı, filmler hep yalancı
Bunaldı Savaş'çım ve sustu kaçtı yavaşça
Arşın arşın ölçülür bu kelimeler arası süslenen bu bağ
Motorun adamı sinir eder ve fıttırır bu damlayan yağ
[Köprü: Tush]
2008, sek, sek, sekiz yeah (Yeah)
[Çıkış: [?]]
So lonely and if you want it
Nothing holds me, nothing holds me
So lonely and if you want it
Nothing holds me, nothing holds me