Released on August 10, 2018

31K Views

Thumbnail

[Intro: Şam]

(Hmm), ya


[Nakarat: Şam]

Sikeyim terk eden bütün o dostları, hayrı yok yanımda kalanın da

Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün zor zamanında

Derde boğar seni kaderin, ölümü beklersin dört duvar arasında

Gerçek beni, ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

Sikeyim terk eden bütün o dostları, hayrı yok yanımda kalanın da

Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün zor zamanında

Derde boğar seni kaderin, ölümü beklersin dört duvar arasında

Gerçek beni, ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından


[Verse 1: Şam]

Kararınca gece ölümle yaşamın arafında (arafında)

Beklerim sabahı sanrılar döner dört tarafımda (tarafımda)

Her yanımda kül, geçmişimde dün, istesem de dönmek geriye

Sade bir düşüm, sahte her gülüş, elde değil ki bak dönme geriye

Eser yok eski halimden (ya), esen bu rüzgarlar götürdü (ah)

Şehirde tüm herkes yaşarken (ah), aslında tüm herkes ölüydü (ah)

Mezarlık olmuştu mahalleler (ah), cennetlik duvarlar örüldü

Gördüğüm caddeler karanlık ve inan cehennemden bile daha da kötüydü

Çözülmüyo' ve de hiçbir sorun (ya) iyice bu boka batıyorum (ah)

Paranın esiri insanlık, duygular satın alınıyor (alınıyor)

Yalnız içiyorum bu gece (bu gece) kadehim bana konuşuyor (konuşuyor)

Yaşamak istedim ben de bir zamanlar fakat kader dedi bana oluru yok


[Nakarat: Şam]

Sikeyim terk eden bütün o dostları, hayrı yok yanımda kalanın da

Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün zor zamanında

Derde boğar seni kaderin, ölümü beklersin dört duvar arasında

Gerçek beni, ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından

Sikeyim terk eden bütün o dostları, hayrı yok yanımda kalanın da

Çünkü biliyorum hep yalnız kalırsın dara düştüğün zor zamanında

Derde boğar seni kaderin, ölümü beklersin dört duvar arasında

Gerçek beni, ancak bulursun bakarsan gözlerimin kısık arasından


[Verse 2: Xir]

Bakarsan görürsün gerçeği gözlerin karasında, kaldın mı arasında?

Bir kere doğrudan saparsın yanlışa, olmasa yapasın da

Mecburiyet gibi seçersin serseri hayatı veyahut memuriyet gibi

Düzen beni memnun etmedi kuzen, fazla gelirim ülkeye Cumhuriyet gibi

Ama bu rulet (rulet), yürü yolu hep (hep)

Bakmadan arkana bir kez (bir kez), yok geri vites

Full ileri, varışı görene dek ama bazen de önünü görememek gibi

Yaşarsın döngüyü ölene dek, yürek mazgal asla deme asla (asla, asla)

Kendini bilirsen kulağında çalar hep en güzel sazlar

Tüm desteni oluşturur aslar

Ve bir daha kadere yenilmen imkansız asla (asla)

İnanma her duyduğunu hepsi masal

Aşar boyunu bu okyanus çok derin

[Outro: Xir, Şam]

Çok derin, çok derin, çok derin

(Hmm)

(Hmm-mm-mm-mm)