Released on 2013

Thumbnail

[Bölüm 1]

Sarı ceketin içine mintan giyen adam

Aşağılık afitap ve boş bir cadde yine de dolarsa

Tam o anda yani aynı saniyede

Yani birebir illüzyon bu akıcı sabaha engel olursa

Durdurun vagonları ve tele bir telgraf fısıldayıp

Çocukça bekleyin yanıtlar almayı

Bir dakika elli saniye, bu sessizlik neden?

Kulakta delik açar diye düşünmeyin bağırmayı

Çünkü gündüz gecenin eksik hali

Çünkü yatağa uzanarak "Bugün de bitti" dersin

Çünkü oda da dar gelir sana

Bu yıkılamaz duvarla arana

Katran doldurup beyaz ışıktan nefret edersin

Hatıra bugün hariç koleksiyon

Yere düşen bir notta yalan yanlış yazanı bilеni mi anlamıyor?

Başkentin üstgeçitlerindеn saçma

Eskişehir'in yukarı bakmayan insanından da fazla

Hissetmiyor rezalet yakada duran travma

Bu bitse bitse bile kayıp yanında neyi varsa

Bugün üzülmek vakitten çalar ve konuşmaz

Mırıldanır yalnızca İlhan İrem anlasa da (anlasa)

Birisi düşmüyor ve zaten diğeri tutmuyor

Diğeri birisinin içini diğerinden çalamıyor

Naftalinle dua taksimi

Burada kaybettim pıhtılanmış dehlizim

Birisi düşmüyor ve zaten diğeri tutmuyor

Diğeri birisinin içini diğerinden çalamıyor

Naftalinle dua taksimi

Samsun'da kaybettim pıhtılanmış dehlizim


[Bölüm 2]

Bu gece farklı olsun, kusursuz resimler

Giderken geçmeyen zaman kısaydı dönüşten

İlk kez uyumayı o kadar çok sevdim ki

Gebermemi bekleyenler mutlu olur şimdiden

Hayal et sadece yan yana yürürken

Kafamı kaldırıp nefes verişimi, aynı atmosfere

Ve sadece kanımda sen bulunduğun için

Girdapları gördükçe susuyorum elbette

Tutarsam elinden gelir misin bu boşluğa?

Özlem katran olmuş simsiyah bir ekrana

Bir ıslık çalarsam eğer peşimde bin bulut

Emrimle yağan yağmurlar; karanlık ve çok soyut

Çaputtan duvarlar yalan, tavanlar sahici

İçimde üçgen olmuş gri kadın ayini

Her köşende aldığım üç hediyene karşın

Ebeveynden aldıklarım soyadım ve göz rengim

Paslandı farkımız, ayrıntı farkımız

Mataramda biraz kafein, geliyoruz yoldayız

Seyrek alkışlar ve kaldırın az kadehleri

Yeditepe'den parça buldum, topladım kendimi

Bari bu gece yardım et bana

Bari bu gece yardım et bana

Bari bu gece yardım et bana

Bari bu gece yardım et bana

Bi' martı olsaydım onca çölün kâşifi

Karşı koyup seni bulurdum parçalar denizleri

Bilirsin bazen unuturum çürük krampları

Ve yine bilirsin aklımdadır doğrusu yanlışı

Uçsuz bucaksız gökyüzünde tüm yıldızlar yalandan

İçinde birkaçıyla konuşmam gereksiz olmaz mı?

Durağan iklimleri parmak ucu gezdirirken

Biri çıktı "Dur" dedi, dedim "Gerçek olmaz mı?"

Heyecan, korku ve biraz aseton kokusu

İki odalı dünyanın ben dört ayın da kralı oldum

Karga çığlıkları uğur getirsin bugüne

Kül tablaları yangın aldı, izmaritle duman oldum

Sen takvimi yırtarken benim acelem nedir ki?

Sen güneşe taparsın ve benim ışığım nedir ki?

Duvarda çıplak hayaletin içime kol kanat

Yavaş yavaş sen alçalırken benim çukurum nedir ki?


[Bölüm 3]

Sağırla söylenen marşın en güzel yerinde ne ritim

Ne kafiye bilmiyordu vaktim; sonbahar akşamında

Gölgelerin izleri azaldı ve bitti ve değiştirdi renkleri

Sonra kör geldi fark etti ve...

Ne tuval ne fırça birleştirdi gölgeyi

O ilkbaharda marşı duymak için sağırlığım azaldı

Ve bitti ve değişmeyen renkteyim