["İstanbul" için şarkı sözleri]
[Giriş: Cem Karaca]
İstanbul [...]
Dur, bırak
Dur, bırak
Dur
[Verse 1: Ağaçkakan]
Haydarpaşa'dan izledim ilk yangını
Alevlerin suya değdiği yerde Rumca şarkıyım
Ağaçlardan uzun gölgeler bırakan binalarda
Mavi yakalılardan eser yoktu
Poyrazladım Bakırköy'e, dosdoğru Zet'e
Plaktan: Atmosphere, cızırtı: God Loves, bong düştü yere
Curcuna, düzenli kargaşa
Hâletiruhiyende uyum yoksa lakabındır; marjinal? Yo, Arıza
Beyhude hatıratın örse bağlı Ağır Roman'ı
Rengârenk film noir, köpek gözüyle Tarlabaşı'nı
Polaroid bi' filme lakayıt sallantılarla sapladım
Tanzimat'tan beri kendi katlime bile fermanım, heyhat
Civarda ölü seven bi' cellat, süregelirlik hoyrat
Ve Demirören'de insansı müsvedde bulmak
Kendi şarkılarında, tepende yedi akbabayla
Bi' komiser aksanıyla anlat
[Nakarat: Cem Karaca]
Batan güneşin kızıllığında
Bana İstanbul'u anlat, nasıldı?
Bana boğazı anlat, nasıldı?
[Verse 2: Ağaçkakan]
Vapur sesiyle uyku nöbeti bölündü, adada uyandım
İcadı gecikti bi'kaç yüzyıl tekerleğin
Kamburumdan Havva, öyle yük ki sorma
Peygamber silüetinde denizin üstünde kaçıncı volta?
Dördüncü kat, Bağcılar'da Can herkesin kuzeni
Ey, yo! Zet, kontrol, bir-iki
Mide bulandırır bu akşam ufak şehrin müdavimi
Kadıköy'ü, bilhassa Taksim'i
Mağrur bakışlarına tılsımlar yakıştıran
Şairlerin katran renginde ölümsüz daksiliyim
"Sen güzel değilsin İstanbul", tamam
Ben bu safsatadan kurtulunca birazcık bahsederim
Belki yanlış tanıştık; ben Ankara'da bakanlıktan
Samsun'da denizden nefret ettim
Kaç yanında okyanus var, kaç tepende karakol?
Gayrimeşru beden ol, Orhan Veli'nin sesiyle anlat
[Nakarat: Cem Karaca]
Batan güneşin kızıllığında
Bana İstanbul'u anlat, nasıldı?
Şehirlerin şehrini anlat, nasıldı?
[Çıkış: Cem Karaca]
Beyoğlu sırtlarından yasak gözlerimle bakıp
Köprüler, Sarayburnu, minareler ve Haliç'e
Deyiverdin mi bir merhaba, gizlice?
İnsan [...]