Masa Başında Efkar

By Radansa

On Karıncalar Ve Gürültüler

Released on February 15, 2016

Thumbnail

["Masa Başında Efkar" için şarkı sözleri]


[Giriş]

Yok gelen giden, yok gelen giden

Yok gelen giden

Yeah

Yo


[Verse 1]

Yok gelen giden ve yine de aynı yerde debelen

İnatla yoktu kimse; yak bi' sigara, dertlen

Sırtta çanta dolu; içinde gam, gözünde yollar

Bi' ankesör peşinde koştu onca zaman tüm bu aşklar (Yeah)

Çamurlu botların da hep dip oldu gözleri

Dönüş yolunda sövdü önüne gelene, bitti direnci

Demişti "Kendisinden başka yoktu kimsesi"

Tahammül eşiği tavana vurdu panik atakla beslenip (Ah)

Döktü saçını zamanla, uzun bi' tatil istedi

Fakat kaçıncı reddi? Bak, gözünde ahir (Yeah)

Sonra gelen geçmişin tüm izlerinden daldı fazlasıyla

Derini en yakın zamanda geldi amir

İşpirikli omza çıktı, sırta onca derdi gitti

İşine gidene sövmek eyleminde yol boyunca "Belki biter" dedi

Her zamanki gibi inanmak istedi

Uzaktan baktığında hep yalandı kendisi (Ah)


[Nakarat]

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler


[Verse 2]

Gaz'te kâğıtlarına sarılı şişelerin dibinde

Biriken tortuların içinde can çekişti onca izmarit

Keyifle izledikçe yaktı diğerini

Zor bela uzandı, telefon onda; eski foto'ların

İçine daldı, biraz duygulandı, düşündü toprak altı

Olduğunda bilecek hepsi

Sonra dedi "Bi' insan daha mı? Ne kadar fazla batabilirdi?

E böyle salaksan gittiğin bokların sevabı yok, günahı peşinde

Alkol etkisinde gönderildi saçma mesajlar

Saçma bütün şehrin derdi omuzlarına bindi

Yok teselli, boşuna istemez (Ah)

Rica, minnet kalktı; yatmak istemişti yere, gözlerinde perdeler

Ertesinde şafak vakti yola koyuldu, adımlarına baktı

Çalım atan bi' topçu edasıyla yürüdü onca cadde

Baktı trene, şarjı yok; koydu cebine, çıktı merdivenleri

Geldi masa başında cinneti


[Nakarat]

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler

Kaçmak istemişti onca zamandır bu şehirden

Tüm bu koşuşturma ağır geldi, bıktı sesinden

Yine bi' tutsak gözünde onca hayaller

Eridi bedeni gibi yüzünde derinleşti çizgiler