Cambaz

By Muhalif

Released on January 27, 2019

Thumbnail

[Verse 1: Muhalif]

Kıble tek ve Tanrı tek

Düşündüren bu sanrı tek

Kefenin rengi tek

Kaf Dağı'nın ardı tek

Kaç yolun revânı oldun??

Yoldaşın değilse sövdün herkese

Şimdi döndün

Geçmişine bi' sürme çek

Hürmet ettiğim yegâne üstadım

Bir zaman dizelerinle küs kaldım

Kötü bi' düş saydım

Hüsrânım oldu

Bitmek bilmeyen manevralar

''Gerçeğin peşindeyim'' mi ?

Bunlar eski mavralar

Primitif bi kitlenin dilinde döndün yıllarca

Aparatifler baydı kümülâtif bi' ana yemek gerek

Sırada beklemek mi sıranı beklemek mi tercihin ?

Yeraltı ''olmamış'' demek mi ? Bu da senin teveccühün

Teşebbüsünde kasıt varsa sıyrılamazsın

Yanlış da olsa dünkü senden ayrılamazsın

Kolayca ''Kolaysa Anlat'' bakalım sağır duvarlara bi' masal

Söz gümüşse sükût yastık altı yatırımıydı behemehal

Susuz bi' topraktan çamur yarat hadi!!

Duygusuz sözlerle gününü karartıp da yat hadi!!

Bu ''Kalp krizin bekçisi'' derin bi' şiir seçkisi

Elinde gümüş tepsisiyle telvelerin emekçisi

İlham perim ''pis sakallı, donuk bakışlı'' biriydi

Adını duyduğum o bütün pirlerin de piriydi

Görür gönül gözüm, yürürken ayaklarım kendi yolunda

Senin yerin tam semâverin solunda

(Nakarat: Muhalif)

Akıyor zaman avuçlarımdan durmaz...

Halimi anlatmaya dermanım olmaz...

İpin üstünde değil ucunda cambaz...

Feryâdımı döksem deryaya

Ruhun duymaz...


[Verse 2: Muhalif]

Hemfikir değilken hemhâl olabilir insanlar

Hem ne var ki bunda ?? Farklılıklar zenginlik değil midir ??

Her yolun revânı başka, güzergâhı başka

Ama durunca adımlar ve nefes, çağrı topraktan gelir

Dört kollu kalkıyor!! ''Sessiz Gemi''nin ıssız yolcusu

Zaman kalburunda elenir oldu yaşama arzusu

Üstünde kalan tânelerse ''deneyim'' adını aldılar

Yalancı yakınlar timsah gözyaşlarıyla kaldılar

Yüzme bilmez hâldeyim ve bir derin denizdeyim

Ilık ve tuzlu bi' katreyim, bir soluk benizdeyim

Yutkunmayı güçleştiren bir ukde gibi genizdeyim

Bir hiçim, ben hiç kimseyim, hiçlik beldenizdeyim

Bendeniz neyim ?? Neyini yitirmiş bi' neyzenim

Karanlık dehlizlerine cesetler gömülmüş mahzenim

Siyah bi' mezar taşına kanla yazılmış ''lâ tâhzen''im

Sekiz yıl arayla kâğıda dökülen kelime haznenim

Doksanların son sahnesinden geldi sesin evvela

Kişilik arayışında her ergenin rûhu kerbela

İlk dost kazığı, ilk kavga, ilk aşk, üst üste her bela

''Yitirdiklerime sordum cenneti'' sessizlik tek cevap

Leyla'sını kaybetmiş Mecnun'dan hallice halim

Şimdi aklıma her estiğinde konuşurum Tanrı'mla

Budur tek ibâdetim.. Gönüllere dokunmak hayâlim

Ve lâkin sesimi duyurmaya kalmadı şevkim mecâlim..

(Nakarat: Muhalif)

Akıyor zaman avuçlarımdan durmaz...

Halimi anlatmaya dermanım olmaz...

İpin üstünde değil ucunda cambaz...

Feryâdımı döksem deryaya

Ruhun duymaz...