Ağlayamadıklarımın çokluğuyla başladı bu

Önceleri yavaştı zaman sonra popüler oldu

Ağzımda biriken tutku: suskunluk

Vücut buldu seküler korku geldi iki soluğumun ortasında durdu

Anlaşılması namümkün cümleler mi söylüyorum?

Kulaklığının ucuna dayadığım görünmez namlu

Ancak açıklamaya yetecek kadar sıkar kurşun

Birileri hep güldü çünkü

Birileri arkasını döndü ve gitti

Dirileri gömdü birileri

Deliye döndüm. İnime girdim

Ne yapayım yani yaşadığımı söylediğim gibi yaşadıysam

Şimdi söylemekten öteye geçemiyorum ya

Üzgünsem, gözüm dönmüşse, ölmüşsem ya da her nasılsam

Daha de öyle olmalıyım

Ben ilkeler bahçıvanı

Ellerim yarık nasıl nasır

Gecеler canım civanım

Lirizm kokar bahçem

Hiç bitmez baharım

Boyunlarımız dolansın

Libasım, giy bеni

Cezalarımız ortak

Kısasım, bil beni

Kanatlarımı yakansın

İflasım, bul beni

Dinime sükûn çöktü

Judasım, gör beni

Yaz yağmuru bu, bana verin ağustosumu

Yaz yağmuru şair, duygu kat avuç dolusu

Gece ölçüleri var bende, sen aruz tonusun

Şakaklarıma işleyen barut kokusu

Kendimden uzaklaşma seansları be aslanım

Hayattan rengi alın, geriye beyaz kalır

Öyle şiirleri boynuma bağlıyorum ki yazmadım

Seni kırmak istemedim, ağlıyor mu siyahların?

Yağmur olur bir an adım, kızkardeşlerim doğar

Sizi de yaşıyorum arada, hiç vazgeçmedim şu an

Birazcık nefes alayım, hicran hep gelir boğar

İnsanlara öyle gülerim ki, hiç intihar etmedim sanır

Pişman olursun kafanda yer alan efkârla

Düzgünken kaybedip aramak enkazda...

Ve bana ben lazım, hep ama hep lazım

Gözümü boyayın, elinizde ne kadar renk varsa

Boyunlarımız dolansın

Libasım, giy beni

Cezalarımız ortak

Kısasım, bil beni

Kanatlarımı yakansın

İflasım, bul beni

Dinime sükûn çöktü

Judasım, gör beni