["Aydın" için şarkı sözleri]


[Verse 1]

Bir düşünceye tutundum yıllarca

Sanat bilim aşk ve işleyen usla düzelecekti güya bu dünya

Fakat halkını bir türlü anlayamayan

Aydın sayılan bir dolu budala tarafından

İnsana sunulan en haklı isyan

Peşkeş çekilmekte sultaya şöhrete paraya

Şimdi salyalar saçarak havlayan bir kuduz it gibi

Koruyor şuna bak nasıl da sahibi otoriteyi

Nerde kelimenin o çelik iradesi?

Nerde sarayı kökünden sarsarak kapıya inen cevval yumruk?

Nerde yürekte yangın orda su

Nerde hani şairin devriye duruşu?

Öyleyse azizim dile gelsin hakikat, görelim kim kimin nesi

Zеnginken birisi nutuk atıyorsa bilin ki onun sesi bir desisеdir

Bir kurum ve kuruluşa bağlıyken debdebe değil de nedir sevgisi

Mühim değil asla diploması, saçlarını ağartması ne çok şey bilmesi

Okuma mı bilirdi Ebuzer, parası, arkası mı vardı?

Onda bir mavzer cesameti, kanayan yarası bir davası vardı

İstedi ki ortada sınıf, sınır, sömürü ve savaş kalmasın

İstedi ki bu düzen böyle gitmesin karanlıklar aydınlansın

Aydınsa sosyal statüsünü bırakıp yerine vicdan koyacaktır

Aydınsa halk gibi yarı tok yarı aç, mülksüz ve namsız yaşayacaktır

Aydınsa bilginin önüne özünü ve bilincini koyacaktır

Aydınsa susmayıp haykıracaktır, tıpkı Ebuzer'in haykırdığı gibi:


[Nakarat]

Geceyi aç geçirip

Kılıcını kuşanmayan

Halkın aklına

Şaşarım behey!


[Verse 2]

Sahaya çıktım ve dünyanın tüm ölü dilleri üstüme çullandı

Ölü müzik, ölü insanlar için

Etrafta ölü kitap enkâzı

Bu ölü eserler de yaşayanların serpmiş üstüne ölü toprağını

Aydını ölü olan bir halk ne yapsın?

O da katletmiş bulduğunu

Nitekim felsefe ayaklar altında

Çünkü akıl değil, naklediyor aydın

Ve sanatçılar değil hiçbir şeyin farkında

Şuursuz şiirler neşrediyor şair

Ve el pençe divan edebiyatı

El ense çeker Garip akımı

Her yerde o aptal elit takımı

Yunus Emre ile döner şiir sokağa

Fakat bir delinin sözünü kırk yazar birden taşıyor köşesine

Alkışlarla

Tv'de dönüp durur hep aynı sözler

Kararıyor hayatımız aşksızlıkla

(Peki,) kim veriyor bu halka aşksızlığı?

"Bankalar" dedi Yedi Adam'dan Zarif

Şimdiyse dergisinde banka reklâmları

Yayımlamakla meşgul arkadaşı Rasim

Yoksa tüm ülke işgal altındayken

Kafiye göz için mi, kulak için mi

Diye tartışan Recaizade Ekrem

Ile Muallim Naci mi aydın şimdi?

Ey aydın geçinen ahmak cahil

Ebu Cehil de üç dil bilirdi

Fakat hakikati söyleyen o değil

Okumayı bilmeyen Ebu Zerr'di

Yani halkın kahrını çekmeli aydın

Onu tanımalı ki yapmasın yanlış

Üstten bakabilsin fakat yine de

Halkla dost olsun, onu bırakmasın yalnız

Sevsin halkı

Fakat onu sevmek falan olmaz diyor Anton Çehov

Çünkü kusuruyla seversin birini

Oysa senin onu düzeltmen gerekiyor

Ki kendi yanlışını doğrulamasın halk başka yanlışlarla

Ki en azından kork sapmaktan

Yık şu ölüleri

Öyle bir yık ki bir daha doğrulamasınlar


[Nakarat]

Geceyi aç geçirip

Kılıcını kuşanmayan

Halkın aklına

Şaşarım behey!


[Outro]

Eğer sanatı burjuva ve kapitalistin elinden alıp Buda'nın

Mesih'in veya Sokrat'ın eline verseydik ne olurdu? Felsefe ne olurdu?

Din ne olurdu?

Şüphesiz hayatın apayrı bir rengi, tadı, boyutu ve manası olurdu

Öyle değil mi?