İz

By İmpala

Released on September 16, 2020

Thumbnail

["İz" için şarkı sözleri]


[Giriş]

Ah (Ya)


[Verse]

Bi' senden kaçtım kaçmamışken hiçbi' kavgadan

Ateşler ortasında kaldım, titremiştim korkudan ben

Elime geçen her fırsatta kaçtım aynadan

Kocaman bi' ömrü şuursuzca ittim arkadan

Bana müstahak, başıma bela gördüklerim hep

Nedense diken gibi battı elime sevdiklerim hep

"Her şey yoluna" girdi derken elime yüzüme bulaştırdım hep

Ve özür dilettirdi resmen hayat sövdüklerime

Bütün tesadüfler hâlâ peşimde, hayat hâlâ kısa

Kek de değişmedi bi şey anlayacağın yani

Kendi kazdığım kuyulara mı düşüp durdum bilmem

Yara almaktan korkmam eğer kaçacaksam gelmem

Daha ne kadar boktan olabilirse boktan

Ben bi' ruhu beslemiştim sanki var edip de yoktan

Şehri yakar, kül ederdim eski Özgür olsam

Kendi derdin olsa üzülürdün, siktir et, kalk yanımdan

Sırta saplı beş bıçakla elimde kör çiçekler (Ah)

Dilimde söyliceklerim var, benden habersizler

Kadavrandan düşen umutlar öldün diye bitmicek ki (Ah)

Kara bulutlar geldi bi' kere, "Git" desen de gitmi'cekler (Asla)

Hep demiştim ben bi yolcuyum zamanın ortasında

Elimde çanta biraz özlemekle meşgul Özgür

Dün bi akvaryumda öyle yüzüp duran bi' balıkken

Bugün çırpınıyorum hayatın oltasında

Bir zamanlar babam gençti yaşadım yirmi beş sene

"Haberin var mı taş duvar demir kapı kör pencere"

Dağlarına bahar gelmiş memleketin bence de

Ama hiçbi' çiçek açmamış ki zaman gelip geçse de

Bir kadının hatırası yarım yamalak artık

Bir kitabı son sayfada bırakmışım kalkıp (Hah)

Geri dönüp de baksam bile sayfaları yırtık

Yazarı kimdi acaba? Belli değil, öyle bakıp kaldık

Yani insanoğlu belirsiz, hesapsız ve kuralsız

Artık eski ben değilim, bütün caddelerim duraksız (Ha)

Çıkış yolun yok ki, sen bi' şehir düşün sokaksız

Tüm insanları ölmüş gibi yerde, hepsi tabutsuz

Sen bu sahnelere konuksun, repliklerin belli

Elli tane ezber yapsan bile olamıy'ca'n kendin

Eğer rolüne girdiğin kişiye dönüşmekse derdin, he

Kusura bakma, zaten oyun sendin (Sen)

Piyano çaldı bir kadın parmakları olmadan

Bi' buruk tebessümdü bardakları dolduran

Bu hayat fırtınasında evden içeri girdi yağmur

Zaten hep biz olmadık mı sence olmayanı olduran?

Sen de gel benimle rüzgârları sırtlayıp

Ya da boş ver, sus benimle bildiklerini saklayıp

Ben anlatırım her şeyi gözlerinden anlayıp

Bu ateşten alsınlar beni gökyüzünden atlayıp


[Nakarat]

Elimde umutlar var (Hahaha)

Her şeyden öteye giderken kafamın içinde bulutlarla, a-a-ah (Yeah)

Bilemedim, oyunun sonucu ne? (Ha, ha, ha)

Herkesten kaçarken, kaçarken (Kaçarken), kaçarken (Kaçarken), of


[Enstrümantal Çıkış]