["AntikAcılar" için şarkı sözleri]
[Giriş: Kahraman Tazeoğlu & Rüştü Asyalı]
Külüme basanlar bile utandı yaptığından
Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu, ağlardım
Beni sevmiyordun, bilirdim
Bir sevdiğin vardı, duyardım
Bir sevdiğin vardı, duyardım
[Verse 1: Grejuva]
Şimdilerde öğrendim ben, mutluluk bi' lüks ve fazla
Tatlı bir kalbi var, acıların ta en aslında
İşte bur'dasın, yanıbaşımda çok yakın
Sesin kulaklarımda, fısıltıyla uzak kadın
Namını hak etmiş sesin kadar, zarif adın
Yüzüme felci indiren, hafifçe güldüren tadın
İçimdeki fırtınadan, sana bir damla sıçramaz mı?
İçindeki dalgada boğulmak nasip olmaz mı?
Ne düşünüyorsun? Gözlerin uzanmış semalara
Kurtul artık hudutlardan, bu memleket dardı sana
Aşk acıysa, özlemimdi acının antiği
Eski bir masaldı sanki, delirmişin seçtiği
Öpülmüş dudakların, hayatın sırrı gibi çözülmemiş
Öyle bir hilal ki, bugün görülmemiş
İç geçirdiğim zamana, diş geçirmek imkânsız
Bakmaya çekinmiş bulut, kızıl ve utanmış
[Köprü]
Zor bi' adam olduğumu söylüyo'lar
Kapalı bi' kitap gibiymişim
Bundan her zaman yakınırlar
Çok güzel bi' kadındı
[Nakarat: Grejuva]
Bilirsin, konuşamazdık ve bakışamazdık
İki hece dilimde büyür, iki gözün gözümde kalmaz
Bil ki bu semtten de taşınmıştı antikacılar
Senin gelgitindi, benim içimde antik acılar
Bilirsin, konuşamazdık ve bakışamazdık
İki hece dilimde büyür, iki gözün gözümde kalmaz
Bil ki bu semtten de taşınmıştı antikacılar
Senin gelgitindi, benim içimde antik acılar
[Köprü]
Onu çok sevdim
Sadece, sadece bunu nası' göstericeğimi bilemedim
[Verse 2: Grejuva]
Ruhumun güzelliğini sunduğumu sandığım
Camekandan bozma parlak vitrinlerim terkedilmiş
Meğerse kimse benim sunduğuma bakmamış da
Yansıyanla akislerinde, saçlarını düzeltmiş
Hâlbuki ben hep, en altında yaşadım aşkı
Onbaşım Seyit gibi, omuzlarda taşıdım
Antik acıma rağmen, duygularına acıdım
Antikacılar aldı tozlu depoya taşıdı
Şimdi o depo hep eskileri kusuyor
Ve eskiler beni çağırıyor, eskiler biliyor
Eskiden olsa kalemi itelerdim zorla
Artık yazmak istemiyorum, kalem kendi koşuyor
Gözüme değdiğinde gözün, yanakların kirazi
Ne güzel de anlatmıştı, oysa Sa'di Şirazî
Nefretle bakarsan, Yusuf'u çirkin görürsün
Varsa sevgi ucunda, şeytanı melek görürsün
Dostun uykuya çekildiği hıyanetler mevsimi
İsteksiz ve arzusuz bir teşekkür merasimi
Şimdi satın alır hepsini, eski zaman parası
Dilimizde hep eski zaman aşkları ve yarası
[Nakarat: Grejuva]
Bilirsin, konuşamazdık ve bakışamazdık
İki hece dilimde büyür, iki gözün gözümde kalmaz
Bil ki bu semtten de taşınmıştı antikacılar
Senin gelgitindi, benim içimde antik acılar
Bilirsin, konuşamazdık ve bakışamazdık
İki hece dilimde büyür, iki gözün gözümde kalmaz
Bil ki bu semtten de taşınmıştı antikacılar
Senin gelgitindi, benim içimde antik acılar
Bilirsin, konuşamazdık ve bakışamazdık
İki hece dilimde büyür, iki gözün gözümde kalmaz
Bil ki bu semtten de taşınmıştı antikacılar
Senin gelgitindi, benim içimde antik acılar